Nurhan
Tekin

Gazeteci

8 Kasımda başlayan Yaşam Koçluğu Eğitimimiz bugün şu saat itibari ile bitmiş bulunmakta. Buraya geliş hikayem, tam bir tırnaklarımı gösterme operasyonumdu. Her iş huzurla ilerlesin isterim ama bunun başlangıcı böyle oldu ve şu anda kendimi işin çok başında hissediyorum. 

Mizaç itibari ile insanların yüreklerine, ruhlarına, dokunma isteğimi bu yolla yapabileceğimi anlamıştım. İş sanıldığının aksine o kadar da kolay değilmiş. Bu eğitimde daha analitik düşünmeyi benliğime kazanmaya başladığımı, kattığımı düşünüyorum. 

İnsan bir derya. Her insan bir derya. Bu işi yaparken o deryalarda nasıl yol alacağımızı, belki sandalla belki yüzerek ilerleyeceğimizi fark ettim. Ama en güzeli, kendi sularını tanımak, kendi sahilini, güneşini, fırtınanı, meltemini… İnsan önce kendi deryasında yüzmeyi başardığında aldığı huzuru , tadı, zevki yaşamalı. Sularını dinginleştirip, terbiye ettikten sonra kendinde yüzmenin tadını çıkarmalı… Ve sonra kendi deryalarının dar geldiğini fark edip, başka deryalara atlamaktan korkmamalı, cesaret etmeli çocuk sevgisi ile… 

Sevgili Murat Hocamız bize 4 ay boyunca ciddi emek verdi, sularımızda yüzmek, yüzmeyi öğrenmek için. İnsanın hayatında ilk öğrendikleri yaşadıkları nasıl üst benliğindeyse ilkokul öğretmeninin hiç unutulmaması gibi, Murat Hocamızın da bize öğretileri, bundan sonra hayatımıza katacaklarımızla ilk kıyaslama yerini yapacağımız öğretileridir. Bir rotadır. 

Ben kendi adıma, tamamlanmışlık, yöntem ve bundan kaynaklanan huzur ve güven duygularını yaşıyorum bu bilgilerle. Hayatımın kilit taşlarından birini oluşturan bu 4 aylık süreçteki sabrınıza ve farkındalık katmak için iyi niyetli çabanıza çok teşekkür ediyorum. Bağlantımızın kopmayacağına inanıyorum. 

Sevgiyle ve huzurla kalın inşallah Murat Hocam.

Ayşegül
İmamoğlu

Ziraat Mühendisi

Koçluk eğitimine bilinçli büyük bir istekle ruhumu coşturan enerji ile başladım. Bu eğitimde eksik bildiklerimi öğrendim. Kendi içimde tanımlayamadığım göremediğim noktaları tanımladım nedenini anladım. Potansiyelimi yeterince kullanmadığımı ama en üstte kullanabilme becerisine sahip olduğumu bunu sekteye uğratmama gerektiğini anladım. Egomu daha iyi kontrol edebilmeyi hatta derecelendirmeyi öğrendim. İnsanların tutumlarının söylemlerinin çoğunun aslında kişisel olmadığını kendi içlerinde yaşadıklarını çalkantılardan kaynaklandığını ve bu noktada alınmamam kırılmama gerektiğini anladım fark ettim. 

Hiç kimseye asla zorla bir şeyi yaptırmamam yönlendirmemem, değiştirmeye kalkmamam gerektiğini, bunu yaptığım dönemlerde kendimi ne kadar huzursuz etmiş olduğumu gördüm. 

Daha iyi empati yapabileceğim bu yönümün yüksek olduğunu geliştirerek zirveye çıkarabileceğimi gördüm. İyi olarak herkesle kim olursa olsun sağlıklı iletişim kurabileceğimi fark ettim. 

Çevremdeki farklı düşünen kişilerin düşüncelerine takılmadan ana girebilme becerisi gösterebileceğimi gördüm. Bana enpoze edilen yaptığımı düşüncelerimi eleştiren kişilere karşı çok öfkelenirken artık bu durumu yaşadığımda sakin kalarak konuşabiliyorum. Öfkelendiren durumlarla daha iyi baş ediyorum. Zaman zaman oluşan kaygılar stresimi arttırırken bu kontrolü nasıl kontrol edeceğimi daha iyi biliyorum. 

Koçluk eğitimine katılmak, Koçluğu yapmak için bu becerileri enstrümanları öğrenmek kullanabilir düzeye gelmek beni daha huzurlu mutlu biri yaptı. Kesinlikle doğru bir karar verdiğime her eğitim saatleri boyunca ikna ve emin oldum. Kişiliğim karakteri ve değerlerimle örtüşen bir meslek ve işi öğrenmek bunu kazanmak bana anlamlı kendim için ilk defa en doğru mantıklı bir karar olduğunu gördüm. Önceden yaptıklarım kararlarım pişmanlık vermişken bu eğitim süreç tama dedi doğrusun dedi. Yüreğimin sesini ilk defa dinleyerek yaptığım bir eylem süreç oldu. Bunun için teşekkür ediyorum. 

Koçluk mesleğini yapmayı profosyonel boyuta taşımayı çok arzu ediyorum. Bu benim için önemli. İyi ki geldim öğrendim ve bu süreci yaşadım.

Fatma İpek
Öğretmen

Eğitime başladığım anlarda çok zor bir işe giriştiğimin, emek harcamam gerektiğinin bilincinde idim. Zaman geçtikçe bu bilinç daha da pekişti. Yapılan çalışmaları olması gerektiği gibi kavramış sindirmiş biri olarak görmüyorum kendimi. Bu "hiç bir şey katmadı bana" demek değil tabi. Günlük yaşamımda yakın ve uzak çevre ilişkilerime farklı bakıyor, insanları daha dikkatli dinlemeye çalışıyorum. Negatif düşüncelerimi Pozitife çevirmek bunu diğer insanlara da öğretebilmek farkındalıklarını yükseltmek isteğiyle doluyum. 

Günlük yaşantımızı sekteye uğratan bizi mutsuz kılan çok gereksiz noktalara takılıp kalmak aslında bunu aşmanın kendi elimizde olduğu doğrusunu bulmak, buldurmak… 

"mümkün değil" demenin aslında tembellik ve acizlikten başka bir şey olmadığını bilmek, mümkün olan içinse sadece kendimize inanmak ve güvenmek olduğunu öğrendim. İstediğimiz her şeye ulaşmanın cevapları ve çözümlerinin bizde saklı olduğu gerçeğini unutmadan egonuzdan yeterli ölçüde sıyrılarak istemeyi bilmek uygulamak yeter diye düşünüyorum artık. 

Sevgiyle kalın Murat Hocam…

İsimsiz

Sadece iki ay önceki kendime baktığımda bile müthiş değişimler görüyorum. Hayattan tüm beklentilerim artık sıfırın altındaydı. Kötü bir evlilik, yoğun ama verimsiz iş hayatı, dengesiz ilişkiler… Kısır bir döngüde dolanıyordum. Panik yapmak üzereydim. Sizinle görüşmemizde, her şeyi sıraya koyarak sadece bana odaklandık. Öncelikle hayatımın benim elimde olduğunu, hangi yöne gitmek istediğimi, kendimin belirleyeceğini keşfettim. Sırayla çözümlenen olaylar kendime güvenmemi ve bu kısır döngüleri atmamı sağladı. Ailemle olan ilişkilerimde talep etmeyi bilemiyordum. Sürekli aldatıldığımı düşünüyordum, güvenemez olmuştum, işte bile hevesim kalmamıştı. 

Şimdi hayata güveniyorum. İnsanlara olan önyargılı bakışım değişti. Talep etmeyi ve kendimi takdir etmeyi biliyorum. Ben, değerimin farkına vardım ve çevremdekilerin de bu farkı görmelerini sağladım. Kendime duyduğum saygıyı onlardan da görüyorum. Kabullendiğim şeylerle şu an bir adım önde ilerliyorum. Özgüvenim arttı ve mutluluğu hatırladım.

OK6.jpg
Sayfa 13
14