Sevmekten Korkuyoruz


William Shakespeare'a ait sevgiyle ilgili bir söylem vardır; "Güneşi sevdiğini söylüyorsun, güneşi görünce gölgeye kaçıyorsun, yağmuru sevdiğini söylüyorsun, yağmur yağınca kapalı bir yere gidiyorsun, rüzgârı sevdiğini söylüyorsun, rüzgâr esince kapıyı, pencereyi kapatıyorsun, sonuçta korkuyorum, gerçekten korkuyorum, çünkü beni de sevdiğini söylüyorsun." der ünlü yazar. Yüzyıllar öncesinden bize seslenen bu söylem sevmek ve korkularımız arasındaki mükemmel bağlantıyı açıklamaktadır. Bazen duyarız 'Sevebilmek cesaret ister' der bazıları ve yaşam da cesurları sever. Gerçekten sevebilmeyi başarabiliyor muyuz? Yoksa sevmek ve sevilmek duygularına ihtiyacımız olmadığını mı düşünüyoruz? Sevgi tüm pozitif duyguların kaynağıdır, pozitif heyecan, motivasyon, huzur, mutluluk, tutkuyla bağlanma, merhamet, şefkat, anlayış gösterme, kabullenebilme becerisi, sabır, metanet, paylaşım, bir ve bütün olma, yaratıcılık, anda kalabilme ve tatmin olma… gibi yüzlerce pozitif duygu kümesinin kaynağı sevgidir. Eğer bulunduğunuz mekâna sevgiyle bağlıysanız o mekân size huzur verir, Eğer yaptığınız işe sevgiyle bağlıysanız işinizin tüm güçlüklerine katlanır ve keyifle üretebilirsiniz, Eğer bulunduğunuz toplumu seviyorsanız o toplum için faydalı şeyler yapmayı, en önemlisi dürüst olmayı başarırsınız, çünkü gerçek sevginin içinde saflık ve açıklık vardır. Eğer Tanrı'ya inanıyor ve seviyorsanız onu bu kâinatta ve dünyada yarattığı her şey için kabul edersiniz ve yaratılanı severseniz, yaratandan ötürü. Eğer çalışanınızı veya çalışma arkadaşınızı seviyorsanız onu öncelikle eleştirmek yerine olduğu gibi kabul etmeyi, desteklemeyi ve hakkını korumayı seçerseniz. Eğer çocuğunuzu seviyorsanız onun başarısı kadar başarısızlıklarını da kabul edersiniz, onu bir birey olarak algılarsınız, ona dokunursunuz ve sarılırsınız. Eğer eşinizi veya partnerinizi seviyorsanız onun illa sizin gibi veya sizin istekleriniz doğrultusunda yaşaması, tercihlerini yapması dürtünüzden vazgeçersiniz ve siz doğru bir model olmayı başarır, kendiniz için bir şeyler yapar ve onu özgür bırakmayı becerirsiniz. Eğer, eğer, eğer… Eğip bükmeyle geçen bir hayat asla yaşanmamış bir hayattır. Her şeyi kalıplarla düşünüyor olmak bizi rahatlatabilir, ancak duygusal tatmin için bu asla yeterli olamaz. Çünkü bütün bir insan her şeyiyle tatmin olmalıdır, ruhuyla, zihinsel açıklığıyla, bedensel ve duygusal ihtiyaçlarıyla… Birbirimize iyi davranmıyor ve ilişkilerimizi ayakta tutacak sevgi çimentosunu yeterince kullanamıyoruz. Sonuçta çimentosu eksik olan binaların kısa sürede yıkıldığı gibi, ilişkilerimizi de çabucak yıkıveriyoruz. Yeterince sevmiyoruz ve sonuçta yeterince sevilmiyoruz. Böylece derinlerde bir yerde yaşamdan tat alamıyoruz. Aslında sevmekten korkuyoruz; Sevdiğimiz zaman güven duymamız gerektiğini sonra sevdiğin kişinin güvenimizi yıkması sonucu oluşabilecek hayal kırıklığını bilinçaltı düzeyde yaşıyor ve kendimizi sevmekten men ediyoruz. Sevdiğimiz zaman sevdiğimiz kişinin şu veya bu şekilde hayatımızdan çıktığında hissedeceğimiz acıyı yine

bilinçaltı düzeyde fark ediyor ve kaybetmekten korktuğumuz için sevmiyoruz. Sevdiğimiz zaman o kişi veya kişiler için sorumluluk almamız gerektiğini biliyor ve sorumluluk almaktan kaçtığımız için sevmiyoruz. Sebepler çok… Ancak bunların hiç biri sevgiyi paylaşmamak için mazeret olamaz. Tıpkı toprağın suya hasreti gibi insanda sevgiye hasrettir. Her zaman onun ihtiyacını hisseder. İlişkilerin derinliği sevginin kalitesini içinde ne kadar barındırdığı ile ilgilidir. Altının kalitesini gösteren içindeki ayarıdır. Sizin yaşadığınız ilişkilerin ayarı kaç acaba? Yoksa yaşadığınız ilişkilere altın değerini vermiyor musunuz? 14 Şubat haftasında kendiniz için bir iyilik yapın ve ikili ilişkilerinizdeki kaliteyi bir gözden geçirin lütfen. Kalıcı, katma değer yaratan bir ilişki yaşamak için kendinize ne yapabileceğinizi sorun, sevgiyi daha fazla paylaşmak için sizi engelleyen şeyler olup olmadığını sorgulayın, korkularınız varsa üzerine gidin, nefret söylemlerine rağmen inadına sevgiyi ve paylaşımı yaşayın. Her şeyden önce ise kendinizi sevin ve eşime hangi hediyeyi alırımdan önce kendimi nasıl hediye ederimin cevabını bulun. Sevgiyle kalın Murat Soysalan

#Aşk #Sevgi #İlişkiler #İkiliilişkiler #Mutluluk #Sevginindili

5 görüntüleme