Ezberlenmiş Çaresizlik


Sadece yaşamın içinde bize sunulan seçeneklere kendimizi mahkum etmek ve bunu kader olarak kabullenmek. Oysa yaratılan kadar yaratan olduğumuzu keşfetmek ve neyi, nasıl hayatımıza katabileceğimizi öğrenmek...Belki de hepimizin cevap aradığı temel bir soruyla ilgili bu, yani hayat oyunundaki rolümle ilgili bir soru, “Hayat oyunundaki rolümün yazarı kim?.” Ben bu soruya yenilerini eklemek istiyorum.

  • Rolümü oynarken ne kadar farkında olarak bunu gerçekleştiriyorum?

  • Otomatik olarak yaptığım davranışların (doğaçlama) ne kadarı beni temsil ediyor?

  • Yazarın yazdığı her şeyi beğenmesem de olduğu gibi kabul ediyor muyum?

  • Oyunun içinde kendi doğaçlamalarıma izin veriyor muyum?

  • Başkalarının rollerine karışıyor ve onların rollerini yazmaya çalışıyor muyum?

  • Başkalarının rollerine karışıyor ve onların rollerini çalmaya çalışıyor muyum?

  • Rolümü çok daha güzel oynamak için yeterince prova yapıyor muyum?

Sorular yenilerini üretir ve daha pek çoğu sorulabilir. En iyisi soruların cevaplarını siz kendiniz için cevaplayın, belki sizde kendi sorularınızı üretirsiniz. Yalnız tüm cevapların içinde ortak bir nokta var, buda ezberlenmişlik, Yani aslında döngüsel olarak benzeri şeyleri yaşadığım gerçeği. Bu ezberlenmişlik içinde kendimize yarattığımız dünya hep aynı sonuçları üretiyorsa ve bundan genel de memnun değilsek bu çaresizliktir. Ardından bir de sürekli şikayet ediyorsak kendi kendimize yarattığımız çemberin içinde kısılıp kalıyoruz demektir. Bu bir kader midir?Elbette, ancak sizin yazdığınız ve oynadığınız bir kader oyunu. Geçmişinizden bugüne yaşadıklarınıza bir dönüp bakın. Hayatınızı değerlendirin, ancak bunu soğukkanlılıkla yapın. Yaşadıklarınızın bir kısmındaki sorumluluğu hemen fark edeceksiniz, bir kısmında başkaları da sorumlular listesine girecek; “Onların yüzünden” veya “onlarla beraber” yaptığınız şeyler bu kategoride olacaktır. Ancak şunu bilmelisiniz ki, sizi onlarla buluşturan ortak niyetlerinizdir. O zaman ki bilinçaltı niyetleriniz onlarınkilerle buluşmuş ve o kişiler hayatınıza girmiştir. Yaşadıklarınızın bir kısmında ise sorumlunun asla siz olmadığını düşünebilirsiniz; “Bu kaderimin bir oyunu!” diyebilirsiniz. İşte bu nokta yaşamın gizemiyle karşılaştığınız kör noktadır. Bilinçaltınızda yaşattığınız korku ve çekinceler başta olmak üzere negatif enerji odaklarınızı temsil eden niyetleriniz rahatlıkla oyununuzun yazarı olabilir. Örneğin; sevdiğiniz insanları kaybetmekten korktuğunuz, daha doğrusu kaybettiğiniz zaman hissedeceğiniz acıdan çekindiğiniz için onlara “seni seviyorum” diyemiyor, onlara dokunamıyor, gözlerine bakamıyor, yeterince gülümseyemiyor veya onlarla vakit geçiremiyor olabilirsiniz. İçiniz sevgi doluyken, çevrenizde bencil, donuk veya soğuk diye nitelendirilebilirsiniz. Bu durum çevrenizden sevgi görmenizi de engelliyor olabilir. Sonuçta sevgiyi alamadıkça sevgi vermekten kendinizi daha da uzaklaştırırsınız ve kendini gerçekleştiren kehanet oluşur. Siz artık sevgi fakiri bir kimsesinizdir. Bu kısır döngü devam eder. Ezberlenmiş çaresizlik... Bu kader oyununuzun farkında olamadığınız için çevrenizdekileri suçlamaya başlarsınız, onlar size yeterince yaklaşmamakta ve değer vermemektedir. Egonuz bu durumda size şunu söyler; “Sana değer vermeyene sende değer verme, sonunda üzülmektense, mesafeli durman çok daha iyidir. Hem sevgiyi verdikçe insanlar şımarır, onları kontrol edemezsin, istediğini yaptırtamazsın. En iyisi uzak dur.” Egoların çarpıştığı dünyamızda insanların hemen her şeye ulaşırken sevgiden bu kadar uzak kalmalarına şaşmamalı. Bu sık yaşanan örnekten de anlaşıldığı gibi hayatımıza çektiğimiz her şeyde bilinçaltı ezberlerimiz ön plandadır. Bunlardan ne kadar arınabilirsek, yaşam oyunu içinde sadece bilinçsizce oynadığımız bir oyuncu değil oyunun yazarı, prodüktörü, yönetmeni, ışıkçısı, dekor ve kostümcüsü, hatta oyunumuza bilet satan ve yer gösteren kişisi olabiliriz. Tabi ne oynamak istediğinize karar verebilirseniz, komedi, dram, trajedi, korku, gerilim... neyi isterseniz onu oynarsınız. İsterseniz yalnız başınıza, isterseniz sevdiklerinizle beraber, belki de tüm dünyayla beraber. Ezberlerinizi bozmanız ve çarenin sizde olduğuna inanmanız dileğiyle...Mutlu olduğunuz oyunu oynayın... Murat SOYSALAN

#Başarı #İşyaşamındabaşarı #Yaşamdabaşarı #Değişim #kişiselgelişim

Tanıtılan Yazılar
Yazılar Çok Yakında Burada
Sıkı durun...
Son Paylaşımlar
Arşiv
Etiketlere Göre Ara
Henüz etiket yok.
Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square